Yükleniyor...
3 Ağustos 2019

1811

Kaz Dağları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kaz Dağı ya da İda Dağı,   Edremit Körfezi'nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan bir dağ. Üç tepesi olan esas Kaz Dağı'nın en yüksek tepesi 1774 metre olan Karataş Tepesi'dir ve Balıkesir'in Edremit ilçesi Güre beldesinin kuzey-kuzey batı istikametine düşmektedir.
Bölgedeki en önemli merkez Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu ve Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldeleridir. Ayrıca Altınoluk, Alp Dağları'ndan sonra dünyanın en temiz ikinci yüksek oksijen oranıyla en temiz ikinci havasına sahiptir.


Kaz Dağları nerede? Nasıl gidilir?


Ülkemizin hayat damarlarından biri olan Kaz Dağları, bu günlerde maalesef çok tatsız bir konuyla gündemde.

Kaz Dağları’nda ÇED raporuna aykırı olarak 195 bin ağacın kesildiğinin ortaya çıktığı madenle ilgili tartışmalar sürerken, bölgede yeni bir maden sahası açılıyor. 6 bin 886 dönümlük alanda kurulacak maden çevreye büyük zarar verecek.
 
Çanakkale ve Balıkesir bölgesinin ortak değeri Kazdağları’nda ruhsat üstüne ruhsat alan maden şirketlerinin ardı arkası kesilmiyor. Peki ülkemizde kaç hektar orman kaldı? Kaç orman köyü kaldı? Yaban hayatı ne durumda? Bu soruların cevapları ile yakından ilgilenmemizin vakit geldi ve geçiyor bile.
Kaz dağları, ülkemizin hayat damarlarından biri. Dünyanın en güzel cennet köşelerinden biri.

Yunan mitolojisinde tanrılar kaz dağlarının güzelliğine hayran oldukları için olimpos'tan oraya giderlermiş.
Bugün kaz dağları'nda 2 altın madeni faaliyette. Bu faaliyetteki işletmeler dışında 40'tan fazla başta altın ve gümüş olmak üzre maden projesi bulunuyor. Bu projeler dışında da 100'den fazla maden arama ruhsatı verilmiş durumda. Bu durumda kaz dağlarının çok büyük bir tehlike altında olduğu söylenebilir.
Altın madeni işletmeleri altın ararken siyanür kullanıyorlar ve ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor:



Yukarıdaki görsel çanakkale'deki kirazlı altın madeni sahası'ndan. Kirazlı altın madeni sahası çanakkale kent merkezine 25 km mesafede. Siyanürle altın aranan maden sahası Çanakkale şehir merkezine su sağlayan, binlerce insanın yegane su kaynağı olan atikhisar barajı'nın su havzasında. Bu maden sahaları kaz dağları'nın kuzey eteklerinde ve çanakkale kent merkezinin su ihtiyacını karşılayan barajın su havzasında.
Kaz dağlarında devam eden altın arama projelerinde 869 bin ağacın kesileceği gibi bir gerçek var. Sadece kirazlı maden sahasında kesilen ağaç sayısı 195 bin. İzin verilen kesim sayısının tam 4 katı ağaç kesilmiş.



Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada dolaşan Kazdağları ile ilgili iddialara, sosyal medya hesaplarından yanıt verdi. Maden sahasının Kazdağlarında değil Kazdağlarına 40 kilometre uzaklıkta olduğu belirtilen açıklamada, kesilen ağaç sayısının da iddia edildiği gibi 195 bin değil 13 bin olduğu kaydedildi.
Günlerdir Kirazlı Atikhisar bölgesinde 195 bin ağacı kestiği ileri sürülen, yerel yönetimler ve çevre örgütlerinin protestolarıyla gündeme gelen Alamos Gold vakası devam ederken, şimdi de Havran bölgesinde yeni madencilik faaliyeti başlıyor.
Demirtepe Altın madeni ve Açık Ocak İşletmesi, Havran Büyükşapçı bölgesinde altın çıkarmak için gün saymaya başladı. Ticaret Odası’na Bahar Madencilik A.Ş. adıyla kayıtlı şirket 6 Ağustos’ta Ankara’da yapılacak ÇED inceleme değerlendirme toplantısının ardından faaliyete başlayacak.
Faaliyetlere tepki gösteren çevreciler, bölgede bir araya geldi. Siyanür’ün kentin tek içme suyu olan Atikhisar Barajı'na karışacağını öne süren çevrecile, 2 gün önce Balaban çeşmesi mevkiine çadır kurarak, su nöbeti tutmaya başladı.


Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan ile ilgili görsel sonucu


Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Havran’da faaliyete geçecek olan yeni madenle birlikte neler olacağını şu sözlerle anlatıyor:


“Söz konusu projenin gerçekleştirilmesi planlanan sahanın büyük kısmı başlıca karaçam olmak üzere ormanlıktır. Bu nedenle proje alanında binlerce ağaç kesilecektir. Devasa çukurlar açılacak, yoğun ağır metaller ihtiva eden pasa dağları oluşacak ve siyanürlü atıksular için atıksu barajları yapılacaktır.
  Proje, ormanlarımızı ve içinde yaşayan yaban hayatını yok edecek, olası asit maden drenajları ile içme suyu kaynaklarımızı, Değirmen Dere ve Gelin Dere’yi ve Havran Barajı’nı ve Edremit Körfezini kirletecektir.
  Tarım ve hayvancılığımız olumsuz yönde etkilenecek, yakınındaki köylerimizi içinde yaşanılmaz bir duruma getirecektir. Birinci derece deprem bölgesi olan bölgemizde, olası bir deprem durumunda ise siyanürlü atıksu barajları büyük tehlike yaratacaktır.
  Kurulacak tesisin ne yöremize, ne de ülkemize hiçbir yararı ve maddi katkısı olmayacak, tam tersine ekip biçtiğimiz, hayvanlarımızı yetiştirdiğimiz, geçimimizi sağladığımız, ürünlerinden doyduğumuz topraklarımızı kaybetmemize neden olacaktır. Bölgemizin ekosistemi tümüyle olumsuz etkilenecektir.
  Havran, Kalkım ve Yenice’de, Balya’da, İvrindi’de, birbirine yakın yine Büyükşapçı’da, Halılar’da, Eğmir’de ve başka köylerde de altın madeni arama ve işletme ruhsatlarının olduğu bilinmektedir. Bu kadar çok altın madenciliğinin bir arada yapılması Bölgemizi cehenneme çevirecektir ve bir an önce toplam etki değerlendirmesi yapılmalıdır.”


TEMA VAKFI'NIN #ALTINDAÖLÜMVAR İSİMLİ İMZA KAMPANYASINA DESTEK OLABİLİRSİNİZ.

İmza kampanyasına gitmek için tıkla.